:))))))))))))))
3 Kasım 2012 Cumartesi
Şunu kafana sok bir kere,
- "... Şunu kafana sok bir kere, bir kadın aşık olduğu erkekle evlenmez! Baktı bıçak sırta kemiğe dayandı, geleceği için bir tercih yapması lazım, o zaman tutar iyi baba ve iyi koca olacağını tahmin ettiği, sırtını yaslayabileceği adamı seçer. Anladın mı? Yoksa aşk dediğin bugün var, yarın yok cici bir histen ibaret!"
(Elif Şafak [Yazar])
(Elif Şafak [Yazar])
ts spor
Trabzonspor, Antalyaspor karşısında galibiyeti alıp iki kötü istatistiğini sonlandırmak istiyor...
emekli astsubaylar
Emekli Astsubaylar TEMADA üye olmalı Boş Ver Sen keyfine bak da, yaşa hayatı. Memleket batarmış, aldırma boş ver! Düşmüşü kaldırmak sana mı kaldı? Sokakta yatarmış, aldırma boş ver! Çevreni, ülkeni düşünme, bırak, Sana ne her yanı olsa da çorak? Sen ondan uzakta o senden ırak, Fizan’dan betermiş aldırma boş ver! Bu âlemde sana bulun
maz rakip. Yatmışlar pusuya etmişler takip. Yirmi dört saati kafayı çekip; Gırtlağın ötermiş, aldırma boş ver! Bu topraklar sana kimden hediye? Ceddin kazanıp da verdi 'ye' diye! Sermayeyi topla, yükle kediye, Üç günde bitermiş, aldırma boş ver! Tükettin gençliği, kalmadı gücün. Kabahat sende mi, yoktur ki suçun. Ülkende yaşayan tok ile açın; Nefesi tütermiş, aldırma boş ver! TAYYAR YILDIRIM
pc yatak
DUSUN ARTIK okadar baglanmısız kı yatarken bıle ıhtıyac olmus artık bılgısayar ananı aradınmı babanı aradınmı akrabalarını en son nezaman zıyaret ettın yaaaaaaaaaaaaaaaaaa toplumların bır bırınden uzaklasamaını saylayan sosyal ılıskılerı en dıbınden kesen alettır bu net .. onun icin yatarken bile lazim
oluyor baksana ,,heralda yarin birgun oluler icinde bir icat yapilir bu konudaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
2 Kasım 2012 Cuma
GÜNEŞ ENERJİLİ ARAÇ TURİSTLERİN HİZMETİNDE
GÜNEŞ ENERJİLİ ARAÇ TURİSTLERİN HİZMETİNDE
Ege Üniversitesi, güneş enerjisi ile çalışan araç üretti. 30 kilometre hız yapabilen çevreci araç, Seferihisar'da turistlerin hizmetinde olacak.
Ege Üniversitesi'nin ürettiği güneş enerjisi ile çalışan yeni araç görücüye çıktı. Üç tekerlekli aracın tanıtımı üniversite rektörlüğü bahçesinde yapıldı. İlk deneme sürüşünü Ege Üniversitesi Rektörü Candeğer Y
Ege Üniversitesi, güneş enerjisi ile çalışan araç üretti. 30 kilometre hız yapabilen çevreci araç, Seferihisar'da turistlerin hizmetinde olacak.
Ege Üniversitesi'nin ürettiği güneş enerjisi ile çalışan yeni araç görücüye çıktı. Üç tekerlekli aracın tanıtımı üniversite rektörlüğü bahçesinde yapıldı. İlk deneme sürüşünü Ege Üniversitesi Rektörü Candeğer Y
ılmaz gerçekleştirdi.
Tasarımından imalatına kadar her aşaması öğrenciler tarafından yapılan araç, 'sakin şehir' ilan edilen Seferihisar'da turistleri gezdirecek.
Araçta, geçtiği noktalardaki tarihi yerler hakkında yolculara farklı dillerde sunum yapabilen interaktif bir sistem de mevcut. Sekiz ayda hazırlanan aracın hızı saatte 30 kilometreye kadar çıkabiliyor.
Talep gelmesi halinde bölgedeki turizm merkezlerinde kullanılmak üzere aracın benzerlerinin üretilmesi planlanıyor.
ntvmsnbc
Tasarımından imalatına kadar her aşaması öğrenciler tarafından yapılan araç, 'sakin şehir' ilan edilen Seferihisar'da turistleri gezdirecek.
Araçta, geçtiği noktalardaki tarihi yerler hakkında yolculara farklı dillerde sunum yapabilen interaktif bir sistem de mevcut. Sekiz ayda hazırlanan aracın hızı saatte 30 kilometreye kadar çıkabiliyor.
Talep gelmesi halinde bölgedeki turizm merkezlerinde kullanılmak üzere aracın benzerlerinin üretilmesi planlanıyor.
ntvmsnbc
bor ile yapılan yakıt pili
Türkiye "borlu yakıt pili" devrine hazırlanıyor!
Elektrikli otomobillerde kullanılan yakıt pilinin ham maddesi sodyum borhidrürün üretilmesi için çalışmalar sürerken; bor ve asit üretimlerde açığa çıkan yan ürünlerden ise ısı iletim katsayısı yüksek, su geçirmez ve oldukça hafif borlu tuğlalar üretildi.
Elektrikli otomobillerde kullanılan yakıt pilinin ham maddesi olan ''sodyum borhidrür''ün, Ba
Elektrikli otomobillerde kullanılan yakıt pilinin ham maddesi sodyum borhidrürün üretilmesi için çalışmalar sürerken; bor ve asit üretimlerde açığa çıkan yan ürünlerden ise ısı iletim katsayısı yüksek, su geçirmez ve oldukça hafif borlu tuğlalar üretildi.
Elektrikli otomobillerde kullanılan yakıt pilinin ham maddesi olan ''sodyum borhidrür''ün, Ba
ndırma Bor ve Asit Fabrikaları'nda üretilmesi için çalışmalar yürütülüyor. Fabrikada, yılda 100 ton ''sodyum borhidrür'' üretilmesi planlanıyor.
Eti Maden İşletmeleri Bandırma Bor ve Asit Fabrikaları İşletme Müdürü Recep Şekerci, Eti Bank Genel Müdürlüğü'nün 14 Haziran 1935 yılında kurulduğunu belirterek, faaliyetleri arasında bor minerallerinin işlenmesinin de planları içinde bulunması dolayısıyla 1964 yılında da Bandırma'da bor ve asit fabrikalarının temellerinin atıldığını söyledi.
Borun işlenerek satılması kararı ve temelinin atılmasının ardından 1967 yılında üretime geçildiğini anlatan Şekerci, Bandırma'daki tesislerin üç ana yerleşkede kurulu olduğunu dile getirdi. Şekerci, Bandırma'da rafine bor üretiminin geçen yıl 311 bin tona ulaştığını ve bu yıl 335 bin tonu hedeflediklerini belirterek, 2011 yılı hasılatının 245 milyon liraya çıktığını ve bu geliri artırmaya çalıştıklarını kaydetti.
Fabrikada ana ürün üretimleri yaparken bazı Ar-Ge çalışmaları ve projeler yürüttüklerini vurgulayan Şekerci, ''Yürüttüğümüz çalışmalar arasında, yakıt pili projesi bulunuyor. Sodyum borhidrürlü yakıt pillerinin üretilmesi planlanıyor. Elektrikli otomobillerin kullanacağı yakıt pili için ihtiyaç duyulacak sodyum borhidrür için çalışmalar yapıyoruz. 100 tonluk pilot tesisle ilgili şartnameler hazırlandı. İhaleye çıkıldı fakat teklif gelmedi. Şartnamelerde eksiğimiz var mı buna bakıyoruz. Yılda 100 ton sodyum borhidrür üretmeyi planlıyoruz. 4-5 milyon dolarlık bir yatırımdan bahsediyoruz'' diye konuştu.
Şekerci, TÜBİTAK'ın bu konuda çalışmalarının bulunduğunu dile getirerek, ''Yerli bir yakıt pili üretilmesi konusunda bizim de TÜBİTAK ve bazı üniversitelerle görüşmelerimiz sürüyor. Bor hidrojeni en iyi absorblayan minerallerden birisi. Pilin ham maddesini biz üreteceğiz. Pilin kendisi daha sonra'' dedi.
-Borlu tuğla-
Diğer önemli projelerinden birinin de atık ürünlerden yapılan ''borlu tuğla'' olduğunu vurgulayan Şekerci, şunları kaydetti:
''Bizim tesislerimizde atık olarak çıkan ürünler var. Bir firmayla atıklarımızın değerlendirilmesi konusunda ortak çalışma yürüttük. Atıklarımızdan onlara verdik ve üzerinde çalıştılar. Gazbeton denilen duvar blokları gibi ancak ısı iletim katsayısı yüksek ve su geçirmeyen bir çeşit borlu tuğla ürettik. Alçı denilen cips ve bor karışımlı bir ürün.''
Bu ürünün sanayi boyutuna getirilmesi için de çalışma yapıldığını vurgulayan Şekerci, ''Yalıtım malzemesi olarak kullanılabilir. Dışı kolay sıvanabilecek bir yapısı bulunuyor. Binaya aşırı yük getirmeyecek çok hafif bir tuğla. Bu tür yapı elemanları deprem açısından büyük önem taşıyor. Hafif oldukları için yapıya ilave yük getirmiyor'' diye konuştu.
Eti Maden İşletmeleri Bandırma Bor ve Asit Fabrikaları İşletme Müdürü Recep Şekerci, Eti Bank Genel Müdürlüğü'nün 14 Haziran 1935 yılında kurulduğunu belirterek, faaliyetleri arasında bor minerallerinin işlenmesinin de planları içinde bulunması dolayısıyla 1964 yılında da Bandırma'da bor ve asit fabrikalarının temellerinin atıldığını söyledi.
Borun işlenerek satılması kararı ve temelinin atılmasının ardından 1967 yılında üretime geçildiğini anlatan Şekerci, Bandırma'daki tesislerin üç ana yerleşkede kurulu olduğunu dile getirdi. Şekerci, Bandırma'da rafine bor üretiminin geçen yıl 311 bin tona ulaştığını ve bu yıl 335 bin tonu hedeflediklerini belirterek, 2011 yılı hasılatının 245 milyon liraya çıktığını ve bu geliri artırmaya çalıştıklarını kaydetti.
Fabrikada ana ürün üretimleri yaparken bazı Ar-Ge çalışmaları ve projeler yürüttüklerini vurgulayan Şekerci, ''Yürüttüğümüz çalışmalar arasında, yakıt pili projesi bulunuyor. Sodyum borhidrürlü yakıt pillerinin üretilmesi planlanıyor. Elektrikli otomobillerin kullanacağı yakıt pili için ihtiyaç duyulacak sodyum borhidrür için çalışmalar yapıyoruz. 100 tonluk pilot tesisle ilgili şartnameler hazırlandı. İhaleye çıkıldı fakat teklif gelmedi. Şartnamelerde eksiğimiz var mı buna bakıyoruz. Yılda 100 ton sodyum borhidrür üretmeyi planlıyoruz. 4-5 milyon dolarlık bir yatırımdan bahsediyoruz'' diye konuştu.
Şekerci, TÜBİTAK'ın bu konuda çalışmalarının bulunduğunu dile getirerek, ''Yerli bir yakıt pili üretilmesi konusunda bizim de TÜBİTAK ve bazı üniversitelerle görüşmelerimiz sürüyor. Bor hidrojeni en iyi absorblayan minerallerden birisi. Pilin ham maddesini biz üreteceğiz. Pilin kendisi daha sonra'' dedi.
-Borlu tuğla-
Diğer önemli projelerinden birinin de atık ürünlerden yapılan ''borlu tuğla'' olduğunu vurgulayan Şekerci, şunları kaydetti:
''Bizim tesislerimizde atık olarak çıkan ürünler var. Bir firmayla atıklarımızın değerlendirilmesi konusunda ortak çalışma yürüttük. Atıklarımızdan onlara verdik ve üzerinde çalıştılar. Gazbeton denilen duvar blokları gibi ancak ısı iletim katsayısı yüksek ve su geçirmeyen bir çeşit borlu tuğla ürettik. Alçı denilen cips ve bor karışımlı bir ürün.''
Bu ürünün sanayi boyutuna getirilmesi için de çalışma yapıldığını vurgulayan Şekerci, ''Yalıtım malzemesi olarak kullanılabilir. Dışı kolay sıvanabilecek bir yapısı bulunuyor. Binaya aşırı yük getirmeyecek çok hafif bir tuğla. Bu tür yapı elemanları deprem açısından büyük önem taşıyor. Hafif oldukları için yapıya ilave yük getirmiyor'' diye konuştu.
Dubai’nin Karbon Salınımsız Piramit’i
Dubai’nin Karbon Salınımsız Piramit’i
Mısırlılar ve Mayalar, inşa edildikleri dönemin mimarisini zorladıkları piramitlerinin, Dubai’de yapılması planlanan yeni süper yapıya ilham kaynağı olacağını şüphesiz bilmiyorlardı.
Mısırlılar ve Mayalar,inşa edildikleri dönemin mimarisini zorladıkları piramitlerinin, Dubai’de yapılması planlanan yeni süper yapıya ilham kaynağı olacağını şüphesiz bilmiyorlar
Mısırlılar ve Mayalar, inşa edildikleri dönemin mimarisini zorladıkları piramitlerinin, Dubai’de yapılması planlanan yeni süper yapıya ilham kaynağı olacağını şüphesiz bilmiyorlardı.
Mısırlılar ve Mayalar,inşa edildikleri dönemin mimarisini zorladıkları piramitlerinin, Dubai’de yapılması planlanan yeni süper yapıya ilham kaynağı olacağını şüphesiz bilmiyorlar
dı. Dubai merkezli çevreci tasarım firması Timelinks,6-9 Ekim tarihlerinde Cityscape Dubai organizasyonu için yeni eco piramitlerinin renderlarını yayınladılar. Bu devasa piramit 2.3 kilometre kare alanı kaplayacak ve 1 milyon kişilik bir topluluğu barındırabilecek.
Timelinks’in iddiasına göre Ziggurat suyun,rüzgarın ve diğer doğal kaynakların enerji gücünden faydalanarak dışarıya bağımlılığı olmadan varolabiliecek. . Bu özenle tasarlanan bina,yatay ve düşeyde hareketli yüksek verimli toplu taşıma sistemine,kamusal ve özel yeşil alanlara ve tarımsal fırsatlara imkan sağlayan planlara sahip.
International Institute for the Urban Environment’a göre Ziggurat’ın sahip olduğu teknoloji onu yaşanabilir bir metropolis yapabilir. Bu sebeple Timelinks hızlı bir şekilde çalışmalarına başlayarak tasarımın patentini aldılar ve proje için teknoloji üretimine başladılar.Birkaç Avrupalı profesör de CityScape Dubai’de bulunarak Ziggurat projesini ve içinde barındırdığı önemi açıklamaya çalıştılar.
Timelinks’in iddiasına göre Ziggurat suyun,rüzgarın ve diğer doğal kaynakların enerji gücünden faydalanarak dışarıya bağımlılığı olmadan varolabiliecek. . Bu özenle tasarlanan bina,yatay ve düşeyde hareketli yüksek verimli toplu taşıma sistemine,kamusal ve özel yeşil alanlara ve tarımsal fırsatlara imkan sağlayan planlara sahip.
International Institute for the Urban Environment’a göre Ziggurat’ın sahip olduğu teknoloji onu yaşanabilir bir metropolis yapabilir. Bu sebeple Timelinks hızlı bir şekilde çalışmalarına başlayarak tasarımın patentini aldılar ve proje için teknoloji üretimine başladılar.Birkaç Avrupalı profesör de CityScape Dubai’de bulunarak Ziggurat projesini ve içinde barındırdığı önemi açıklamaya çalıştılar.
insan değişimi
Değiştirmeye önce kendimizden başlayalım!!!ne dersiniz?
Düşüncelerde değişir, değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.
Düşüncelerde değişir, değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.
insan aklı
Bir günde, insan aklından 60 bin ile 80 bin arasında düşünce geçmektedir.
Siz güzel şeyler düşünerek hayatınızı daha iyi bir hale getirebilirsiniz.
Siz güzel şeyler düşünerek hayatınızı daha iyi bir hale getirebilirsiniz.
hayatın anlamı
Yaşamdaki Güzellikleri Algılayabilmek..
Okuyacağınız Gerçek bir Hikayedir.!
Soğuk bir Ocak sabahı, bir adam Washington DC'de bir metro istasyonunda, kemanla 45 dakika boyunca altı Bach eseri çalar. Bu süre içinde, çoğu işe yetişme telaşındaki yaklaşık bin kişi kemancının önünden geçip, gider.
Okuyacağınız Gerçek bir Hikayedir.!
Soğuk bir Ocak sabahı, bir adam Washington DC'de bir metro istasyonunda, kemanla 45 dakika boyunca altı Bach eseri çalar. Bu süre içinde, çoğu işe yetişme telaşındaki yaklaşık bin kişi kemancının önünden geçip, gider.
Kemancı çalmaya başladıktan ancak üç dakika kadar sonra, ilk kez orta yaşlı bir adam kemancıyı fark edip, yavaşlar ve birkaç saniye sonra da gitmek zorunda olduğu yere yetişmek üzere yine hızla yoluna devam eder.
Kemancı ilk bir dolar bahşişini bundan bir dakika kadar sonra alır. Bir kadın yürümesine ara vermeksizin parayı kemancının önüne koyduğu kaba atarak, hızla geçer, gider.
Birkaç dakika sonra, bir başka adam duraklayıp, eğilerek dinlemeye başlar ancak saatine göz attığında işe geç kalmamak için acele ettiğini belirten ifadelerle hızla yoluna devam eder.
En fazla dikkatle duran ise üç yaşlarında bir oğlan çocuğu olur. Annesinin çekiştirmelerine rağmen, çocuk önünde durur ve dikkatle kemancıya bakar. En sonunda annesi daha hızlı, çekiştirerek çocuğu yürümeye zorlar. Oğlan arkasına dönüp dönüp kemancıya bakarak, çaresizce annesinin peşinden gider. Buna benzer şekilde birkaç çocuk daha olur ve hepsi de anne, babaları tarafından yürümeye devam için zorlanarak, uzaklaştırılırlar.
Çaldığı 45 dakika boyunca kemancının önünde sadece 6 kişi, çok kısa bir süre durur. 20 kişi duraklamadan, yürümeye devam ederek, para verir. Kemancı çaldığı süre içinde 32 dolar toplar. Çalmayı bitirdiğinde ise sessizlik hakim olur ve kimse onun durduğunu fark etmez, alkışlamaz.
Hiç kimse onun dünyanın en iyi kemancısı Joshua Bell olduğunu ve elindeki 3,5 milyon dolarlık kemanla, yazılmış en karmaşık eserleri çaldığını anlamaz. Oysa Joshua Bell'in metrodaki bu mini konserinden iki gün önce Boston'da verdiği konser biletleri ortalama 100 dolara satılmıştı...
Bu gerçek bir hikayedir ve Joshua Bell'in öylesine bir kılıkla metroda keman çalması, Washington Post gazetesi tarafından algılama, keyif alma ve öncelikler üzerine yapılan bir sosyal deney gereği kurgulanmıştır.
Sorgulanan şeyler; sıradan bir yerde,herhangi bir saatte aslen sıradışı olan güzelliği algılayabiliyor muyuz? Durup ondan keyif alıyor muyuz? Kuşların sesinden,çiçeklerin kokusuna varan o eşşsiz ahengi hissedip, ruhumuzu okşayan ilahi müziğin sesini durupta dinleyebiliyor muyuz?
Kemancı ilk bir dolar bahşişini bundan bir dakika kadar sonra alır. Bir kadın yürümesine ara vermeksizin parayı kemancının önüne koyduğu kaba atarak, hızla geçer, gider.
Birkaç dakika sonra, bir başka adam duraklayıp, eğilerek dinlemeye başlar ancak saatine göz attığında işe geç kalmamak için acele ettiğini belirten ifadelerle hızla yoluna devam eder.
En fazla dikkatle duran ise üç yaşlarında bir oğlan çocuğu olur. Annesinin çekiştirmelerine rağmen, çocuk önünde durur ve dikkatle kemancıya bakar. En sonunda annesi daha hızlı, çekiştirerek çocuğu yürümeye zorlar. Oğlan arkasına dönüp dönüp kemancıya bakarak, çaresizce annesinin peşinden gider. Buna benzer şekilde birkaç çocuk daha olur ve hepsi de anne, babaları tarafından yürümeye devam için zorlanarak, uzaklaştırılırlar.
Çaldığı 45 dakika boyunca kemancının önünde sadece 6 kişi, çok kısa bir süre durur. 20 kişi duraklamadan, yürümeye devam ederek, para verir. Kemancı çaldığı süre içinde 32 dolar toplar. Çalmayı bitirdiğinde ise sessizlik hakim olur ve kimse onun durduğunu fark etmez, alkışlamaz.
Hiç kimse onun dünyanın en iyi kemancısı Joshua Bell olduğunu ve elindeki 3,5 milyon dolarlık kemanla, yazılmış en karmaşık eserleri çaldığını anlamaz. Oysa Joshua Bell'in metrodaki bu mini konserinden iki gün önce Boston'da verdiği konser biletleri ortalama 100 dolara satılmıştı...
Bu gerçek bir hikayedir ve Joshua Bell'in öylesine bir kılıkla metroda keman çalması, Washington Post gazetesi tarafından algılama, keyif alma ve öncelikler üzerine yapılan bir sosyal deney gereği kurgulanmıştır.
Sorgulanan şeyler; sıradan bir yerde,herhangi bir saatte aslen sıradışı olan güzelliği algılayabiliyor muyuz? Durup ondan keyif alıyor muyuz? Kuşların sesinden,çiçeklerin kokusuna varan o eşşsiz ahengi hissedip, ruhumuzu okşayan ilahi müziğin sesini durupta dinleyebiliyor muyuz?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)